Sayfa kaynaklı konu metni
Metinler doğrudan aşağıda okunur. Köşeli parantezler okuma/kontrol notudur; kaynak sayfa numaraları korunmuştur.
Sayfa 100 · AİHM kararlarının etkisi ve iç hukukta koruma
Başvurunun kayıttan düşürülmesi: Başvuru sahibi başvurusunu takip etme niyetinde değilse; sorun çözülmüşse; mahkeme belirlenen bir nedenle mahkemenin devam edilmesi haklı görülmezse kayıttan düşürebilir [cümle kaynakta bozuk]. AİHM kararlarının etkisi: Mağdura uygun tazminat ödenmesine karar verebilir. Kararları kesindir. Kararlara uyulup uyulmadığını Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi denetler. Mahkeme kararları iç hukuktaki yargı organlarını ortadan kaldıramaz, herhangi bir yasa hükmünü iptal edemez. AİHM kararlarının yeniden yargılama yolu açması taraf devletlere herhangi bir yükümlülük getirmez. Somut davada yapılan işlemlerle verilen kararın AİHS ve ek protokollerinin ihlali tespit edilirse yargılamanın iadesi nedeni sayılır. Yargılamanın yenilenmesi talebi AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıl içinde karar veren mahkemeye yapılmalı. İnsan haklarının iç hukukta korunması: Asıl olan insan haklarının iç hukukta korunmasıdır. Uluslararası koruma ikincildir; ancak iç hukuk yolları tüketildikten sonra devreye girmektedir. a) Yasama organına karşı koruma. b) Yürütme/idare organına karşı koruma: 1) Teşrii başvuru yolu (dilekçe hakkı); 2) İdari başvuru yolu (yargı dışı) insan haklarının korunması: Kamu Denetçiliği, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu. c) Yargısal başvuru yoluyla insan haklarının korunması. 1) Yasama organına karşı koruma: Temel hak ve hürriyetler anayasal olarak teminat altına alınmıştır. Bu temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması adına Meclisin çıkardığı kanunlar anayasaya aykırı olmamak zorundadır. Eğer anayasaya aykırılık söz konusu ise Anayasa Mahkemesinin yargısal denetimine tabidir. 2) Yürütme/idare organına karşı koruma: 1) Teşrii başvuru yolu: Kişiler dilekçe hakkını kullanarak idarenin yaptığı haksızlıkla ilgili olarak TBMM'ye başvurabilir. Bu amaçla yasama organında dilekçe komisyonu, insan hakları komisyonu gibi birimlere yer verilmiştir.
Sayfa 101 · Yargı dışı koruma, Kamu Denetçiliği ve TİHEK
Teşrii başvuru devamı: Bu birimler başvuru üzerine konuyu inceleyip raporlar hazırlar. Bu raporlar icrai nitelikte değil. Rapordaki ihlallerin giderilmesi için yasama organı idareye emir-talimat veremez. 2) İdari başvuru yoluyla insan haklarının korunması: Bu yolda kişi insan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek idareye başvurur. a) Kamu Denetçiliği Kurumu: İdari kurumların her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını insan haklarına, adalet anlayışı içerisinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerini incelemek, araştırmak ve öneride bulunmakla görevli bir kurumdur. TBMM'ye bağlı ancak özerk bir biçimde faaliyet yürütür. Kamu denetçisine arabulucu, halk savunucusu, halk avukatı, adalet temsilcisi ve ombudsman gibi adlar verilir. Kararları öneri niteliğinde, bağlayıcı değil. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu: Mali-idari özerkliğe sahip, özel bütçeli kamu tüzel kişisidir. Kurum idari açıdan Cumhurbaşkanının görevlendireceği bakan ile ilişkili (Adalet Bakanı). Kurulun biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere toplamda 11 üyesi olup üyeleri Cumhurbaşkanı seçer. Görevlerinde tam bağımsızdır. Kurula kimse emir ve talimat veremez, öneri ve telkinde bulunamaz. İnsan hakları ihlalinden zarar gördüğünü ileri süren her gerçek ve tüzel kişi kuruma başvurabilir. İllerde valilikler, ilçelerde kaymakamlıklar aracılığıyla yapılabilir. Kurul konusu suç oluşturan insan hakları veya ayrımcılık yasağı ihlallerini saptadığı takdirde bunlarla ilgili suç duyurusunda bulunur; idari para cezası verebilir. Yargısal başvuru yoluyla insan haklarının korunması: En etkili yol mahkemelerde hakkını aramasıdır. İdari yargıya başvuru yolu: Anayasaya göre idarenin her türlü işlem ve eylemi yargı denetimine tabidir. İdarenin işlem ve eylemlerine karşı iptal ve tam yargı davası açılabilir.
Sayfa 102 · AYM'ye bireysel başvuru ve Türkiye'deki kurumsal yapılar
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru: Bireysel başvuruda bulunacak kişinin anayasada koruma altına alınmış hak ve özgürlüklerden, AİHS tarafından koruma altına alınmış bir temel hak ve özgürlüğü ihlal edilmiş olmalıdır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilmesi için devletin kamu gücünün bir ihlali veya bir uygulaması neticesinde oluşan bir mağduriyet söz konusu olmalıdır. Bireysel başvuru sadece güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan zarar görenlerce yapılabilir. Hak ihlaline yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem veya ihmal için kanunda yer verilen idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmesi gerekir. Başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. Bireysel başvuru incelemesi kural olarak dosya üzerinden yapılır. Gereği görülürse duruşma yapılır. Anayasa Mahkemesinin saptadığı ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya, ihlali ve sonuçları ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan durumlarda başvuran lehine tazminata karar verilebilir. Genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla görevli mahkeme Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında saptayıp açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak yönde karar verir. Türkiye'de insan hakları ile ilgili kurumsal yapılar: İnsan Hakları Başkanlığı; İnsan Hakları Üst Kurulu; TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu; Kamu Denetçiliği Kurumu; Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; Kişisel Verileri Koruma Kurulu; Kolluk Gözetim Komisyonu; il ve ilçe insan hakları kurulları; İnsan Hakları İnceleme Komisyonu [listede ikinci benzer ad]; ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurulları; terör nedeniyle ortaya çıkan zararları tespit komisyonu; TBMM Dilekçe Komisyonu; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu; Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu; hasta hakları kurulları.