• KARACAOĞLAN (17.yy)
TXT s. 2714• 17. yüzyılda yaşadığı düşünülmektedir. Varsak Türkmenlerindendir ve Çukurova'da yaşamıştır.
TXT s. 2715–2716• Şiirlerinin tamamını din dışı konularda söylemiştir.
TXT s. 2717• Başta Toroslar olmak üzere Anadolu'da dolaşmış; aşk, gurbet, doğa güzelliği konularında şiirler söylemiştir.
TXT s. 2718–2719• Sade ve canlı bir halk Türkçesiyle şiirler söylemiştir.
TXT s. 2720• Medrese eğitimi almamıştır.
TXT s. 2721• Bütün şiirlerini hece ölçüsüyle söylemiştir.
TXT s. 2722• Şiirlerinde coşkun bir lirizm öne çıkar.
TXT s. 2723• Koşma ve semai nazım şekillerini başarıyla kullanmıştır.
TXT s. 2724• Nemçe Destanı ünlüdür
TXT s. 2725• Şiirlerindeki sevgi soyut, düşsel bir sevgi olmayıp mistik ve platonik olmaktan uzaktır. Onun sevgilileri, gerçekten yaşayan, adı sanı belli güzeller, Cennet, Döndü, Elif, Anşa, Zeynep, Hürü Döne, Esma, Emine, Hatice’dir.
TXT s. 2726–2728• VAR GİT ÖLÜM Ölüm ardıma düşüp de yorulma Var git ölüm bir zaman da gene gel Akıbet alırsın komazsın beni Var git ölüm bir zaman da gene gel
TXT s. 2731–2735• CAN VERMEYE DERMANIM MI VAR Üryan geldim gene üryan giderim Ölmemeye elde fermanım mı var Azrail gelmiş de can talep eder Benim can vermeye dermanım mı var
TXT s. 2737–2741• ELİF İncecikten bir kar yağar Tozar Elif Elif diye Deli gönül abdal olmuş Gezer Elif Elif diye
TXT s. 2743–2747Karac'oğlan der ki: Dertlerim çoktur, Ciğer kebap oldu, dermanım yoktur. Sözüm dinletmeye fermanım yoktur, Yiğidin kıymeti bilinmez oldu.
TXT s. 2749–2752