• EFSANELER
TXT s. 1264• Kısa, dini ve inandırıcı olma yönleriyle halk anlatımları arasında dinleyici etkileme ve akılda kolay kalma özelliğine sahip olan efsaneler ilk başlarda mitlerin devamı olarak kabul edilmiş, halk arasında sözlü geleneğe bağlı olarak gelişmiş ve yayılmıştır.
TXT s. 1265–1267• Özellikleri:
TXT s. 1268• Şahıslar, yerle ve olaylar üzerine anlatılır.
TXT s. 1269• Anlatılanların inandırıcılık vasfı vardır.
TXT s. 1270• Efsaneler genellikle tek motiften oluşur
TXT s. 1271• Efsanenin temelini inançlar oluşturur.
TXT s. 1272• Sonu genellikle acıklı sonla biter
TXT s. 1273• Efsanelerin gerçekliğine inanılır.
TXT s. 1274• Hacim olarak kısa olup konuşma diliyle biter.
TXT s. 1275• Nigâr, köyün en güzel kızlarından biridir ve dokuz kardeşin en büyüğü olduğu için ev, tarla, bağ ve bahçe işlerinin tamamı onun üzerindedir. Bir gün köyün kızlarıyla birlikte tarlaya giderken karşıdan bir atlının geldiğini gören Nigâr, bu delikanlıya âşık olur. İlerleyen zamanlarda bu genç, yeniden Nigâr’ın karşısına çıkar ve onu sevdiğini, evlenmek istediğini söyler. Nigâr ise, ailesinin yabancıya kız vermeyeceğinden emindir. Bunun üzerine genç adam, ailesini köyün muhtarı ile Nigâr’ın evine yollar; fakat yine de sonuç değişmez ve gençler birbirlerine kavuşamazlar. Buna rağmen, köyün çöpçatan teyzesi, sonunda Nigâr’ın babasını ikna eder ve törelerine göre de istediği başlığı vereceğini söyler. Düğün hazırlıkları yapılır ve gelin alayı davul, zurna çalarak eğlenmeye başlar. Ne var ki düğünlerde davul çalmamak, eski ulemanın aşırı eğlenceye kaçılmaması için koyduğu bir kuraldır. Tepe yamacına gelen düğün alayı, bu kuralı çiğner ve o anda şimşekler çakmaya, rüzgâr hızlı bir şekilde esmeye başlar. Sonuç olarak herkes taş kesilir, zavallı delikanlının âkıbeti ise belli değildir. O günden sonra bu köyde davul çalmak yasaktır ve herkes bu kurala uymaktadır.
TXT s. 1278–1290Bunun üzerine, Sis Kralı yukarıdan, Misis Kralı aşağıdan başlamışlar su yolunu yapmaya, Sis Kralı su yolunu yontma taşlardan, çok güzel, sağlam biçimde yaptırmaya uğraşırmış. Ama taş yol bu. Peynir değil ki doğrana, çamur değil ki sıvana. Sonunda Misis’lilerin yolu bitmiş. Su gelmiş kentin kapısına dayanmış. Dayanmış dayanmasına ama, kız buna dayanamamış. Kaldırmış kendisini kayalıklardan aşağıya atmış. Derler ki Anavarza o günden sonra bir daha şenlik nedir bilmemiş. Kentin evlerinden neşe dolu kahkahalar yükselmemiş.
TXT s. 1293–1300